Birleşik Krallık Gorton ve Denton Bölgesi Ara Seçimleri
- A.Enes TEKCAN
- 2 days ago
- 4 min read
Birleşik Krallık’ta Gorton and Denton seçim bölgesinde gerçekleştirilen ara seçim, son on yılda giderek derinleşen siyasi kırılmanın en çarpıcı göstergelerinden biri olarak kayda geçmiştir. Yeşiller Partisi’nin (Green Party) ilk kez bir Westminster ara seçimini kazanması, İşçi Partisi’nin (Labour) geleneksel olarak güçlü olduğu bir bölgede üçüncü sıraya gerilemesi ve Muhafazakâr Parti’nin (Conservative Party) tarihindeki en zayıf ara seçim performanslarından birini sergilemesi, Birleşik Krallık’ta iki partili siyasal yapının çözülmekte olduğuna dair tartışmaları yeniden gündeme getirmiştir.
Söz konusu seçim çevresi yaklaşık bir asır boyunca İşçi Partisi’nin güçlü olduğu bir bölge olarak bilinmekteydi. 2024 genel seçimlerinde parti burada yüzde 50’nin üzerinde oy alarak 13 bini aşkın bir fark elde etmişti. Ancak ara seçimde tablo tamamen tersine döndü. Yeşiller Partisi adayı Hannah Spencer 14.980 oyla yaklaşık yüzde 41’lik bir oy oranına ulaşmış ve 4.000’in üzerinde bir çoğunlukla sandıktan çıkmıştır. Reform UK adayı ikinci sıraya yerleşirken, İşçi Partisi yüzde 25 civarına gerileyerek üçüncü sırada kalmıştır. Muhafazakâr Parti ise yalnızca 706 oy alarak yüzde 2’nin altına düşmüş ve tarihinin en kötü ara seçim performanslarından birini yaşamıştır. Bu sonuç, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana İşçi Partisi’nin en büyük çoğunluk kayıplarından biri olarak kayda geçmiştir. Ayrıca istisnai durumlar hariç tutulduğunda, hem İşçi Partisi’nin hem de Muhafazakâr Parti’nin ilk iki sırada yer alamadığı nadir ara seçimlerden biri olmuştur.

Seçimin tetikleyicisi, eski İşçi Partili sağlık bakanı Andrew Gwynne’in parti içi disiplin süreci sonrasında istifa etmesidir. Ancak ortaya çıkan tablo, yalnızca bir aday değişikliğinin sonucu değildir. Bu gelişme, 2016 Brexit referandumuyla başlayan siyasi istikrarsızlık sürecinin devamı niteliğindedir. Referandum sonrasında David Cameron’ın istifasıyla başlayan ve Theresa May, Boris Johnson, Liz Truss ile Rishi Sunak dönemleriyle devam eden liderlik değişimleri, Westminster yönetimine yönelik güveni zedelemiştir. Özellikle Liz Truss döneminde açıklanan ve finansal piyasalarda sert dalgalanmalara yol açan mini bütçe krizi, ekonomik yönetim kapasitesine dair ciddi soru işaretleri yaratmıştır. Sık değişen kabineler ve parti içi liderlik mücadeleleri, siyasi istikrar algısını aşındırmıştır.
Brexit sürecinin yarattığı belirsizlik tam olarak giderilemeden Covid-19 pandemisi patlak vermiş, kamu borcu artmış ve küresel tedarik zinciri sorunlarıyla birlikte enflasyon çift haneli seviyelere kadar yükselmiştir. İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artışları mortgage maliyetlerini artırmış, reel ücretlerdeki gerileme ve satın alma gücündeki düşüş geniş kitleler üzerinde ciddi baskı oluşturmuştur. “Çalışmanın artık iyi bir yaşam sağlamadığı” yönündeki toplumsal algı, Gorton and Denton’da Yeşiller Partisi’nin kampanya söyleminde açık biçimde karşılık bulmuştur.
2024 genel seçimlerinde Muhafazakâr Parti’nin uzun iktidar döneminin ardından göreve gelen İşçi Partisi, seçmene ekonomik istikrar ve sosyal iyileşme vaat etmişti. Ancak aradan geçen sürede enflasyon baskısının tam olarak hafifletilememesi, kamu hizmetlerinde gözle görülür bir toparlanmanın sağlanamaması ve bazı alanlarda vergi artışlarının gündeme gelmesi, seçmen nezdinde hayal kırıklığı yaratmıştır. Ara seçim sonucu, İşçi Partisi içinde ciddi bir sorgulama sürecini tetiklemiştir. Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın aday gösterilmemesi parti içinde stratejik bir hata olarak değerlendirilmektedir. Parti içinden yapılan açıklamalar, sonucun “uyarı” niteliği taşıdığı yönündedir.
Bu tablo, İşçi Partisi’nin geleneksel seçmen koalisyonunun çözülmekte olduğunu göstermektedir. Beyaz işçi sınıfı seçmenlerin önemli bir bölümü son yıllarda Reform UK’e yönelmiştir. Öte yandan Gazze politikası başta olmak üzere bazı dış politika ve sosyal adalet başlıklarında daha net bir tutum bekleyen Müslüman ve genç seçmenler, Yeşiller Partisi’ne yönelmiştir. Gorton and Denton’da Yeşiller Partisi’nin özellikle Müslüman seçmenler ve gençler arasında güçlü performans göstermesi, bu dönüşümün sahadaki yansımasıdır.
Reform UK’in ikinci sıraya yerleşmesi, göç karşıtı ve milliyetçi söylemin belirli seçmen gruplarında karşılık bulduğunu göstermektedir. Brexit kampanyasından bu yana göç meselesi kamu hizmetleri üzerindeki baskı, ücret rekabeti ve kültürel kimlik tartışmaları çerçevesinde giderek daha merkezi bir konu haline gelmiştir. Reform UK bu memnuniyetsizliği sistematik bir siyasi hatta dönüştürmüştür. Ancak göçmen emeğine bağımlı sektörler dikkate alındığında, sert göç kısıtlamalarının orta vadede hem mavi yaka hem beyaz yaka işgücü açığı yaratabileceği de göz ardı edilmemelidir.
Muhafazakâr Parti’nin bu seçimde marjinal düzeye gerilemesi, sağ seçmenin artık geleneksel parti etrafında konsolide olmadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, daha önce Muhafazakâr Parti’nin de benzer biçimde dramatik ara seçim yenilgileri yaşadığını hatırlatmaktadır. Örneğin 2021 Chesham and Amersham ara seçiminde Liberal Demokratlar, Muhafazakârların güvenli kabul edilen bir kalesini büyük bir oy kaymasıyla kazanmış; 2022 North Shropshire ara seçiminde yine Liberal Demokratlar Muhafazakâr çoğunluğu ciddi bir farkla devirmiştir. Bu örnekler, ara seçimlerin seçmen memnuniyetsizliğinin yoğunlaştığı dönemlerde sistem partilerine karşı güçlü bir protesto aracı olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Gorton and Denton sonucu da benzer bir protesto dinamiğinin bu kez İşçi Partisi’ne yöneldiğini ortaya koymaktadır.
Yeşiller Partisi’nin elde ettiği zafer, partinin çevre politikalarının ötesine geçen daha geniş bir toplumsal temsil iddiası geliştirdiğini göstermektedir. Parti, ekonomik eşitsizlik, yoksulluk ve sosyal adalet başlıklarında daha radikal bir söylem benimseyerek İşçi Partisi’nin solundaki alanı kurumsallaştırmaktadır. Bu durum, 2029 genel seçimleri perspektifinde sol oyların bölünmesi riskini artırmaktadır.
Ortaya çıkan tablo, Birleşik Krallık’ta ikinci dünya savaşı sonrası döneme damga vuran Muhafazakar–İşçi Partisi ikili hakimiyetinin zayıfladığını göstermektedir. Sağda Muhafazakâr Parti’nin yerini Reform UK’in doldurmaya başladığı, solda ise İşçi Partisi’nin alanının Yeşiller Partisi tarafından daraltıldığı bir yapı oluşmaktadır. Bu dönüşüm, Britanya siyasetini daha parçalı, daha rekabetçi ve daha öngörülemez bir zemine taşımaktadır.
Gorton and Denton ara seçimi, tek başına hükümet değişikliğine işaret etmemekle birlikte, Brexit’ten Covid-19’a, ekonomik dalgalanmalardan göç tartışmalarına uzanan çok katmanlı bir sürecin sandıktaki yansımasıdır. Seçmen davranışındaki bu kırılma, önümüzdeki yerel ve bölgesel seçimlerde daha net biçimde test edilecektir. Ancak mevcut göstergeler, Birleşik Krallık siyasetinde geleneksel dengelerin kalıcı biçimde sarsıldığını ve yeni bir çok aktörlü dönemin başladığını ortaya koymaktadır.




Comments